home

search

Soykırım üzerine kurulu konfor

  On yedinci gün.

  Tanr?lar bugün daha sessiz.

  Tanr?lardan birinin sesi, neredeyse dü?ünceli:

  "Dün mimar? g?rdük. Bugün mimarinin ürününü g?rüyoruz."

  Di?er tanr?:

  "Ger?ek yerine konforu se?en ve m???l m???l uyuyan vatanda?."

  ü?üncü tanr?, hafif bir merakla:

  "Bakal?m ger?e?in ne oldu?unu hat?rl?yor mu?"

  Uzay y?rt?l?yor.

  Bir adam i?eri ad?m at?yor.

  Otuzlar?n?n ba??. Temiz k?yafetler—neredeyse steril. Sa?l?kl?. ?yi beslenmi?. Hi?bir zaman tehdit edilmemi? olman?n getirdi?i o gev?ek rahatl?k.

  Etrafa bak?yor, korkmu? de?il. Sadece hafif?e can? s?k?lm??.

  "eeeee.... Pekala. Yani... bu bir psikolojik de?erlendirme falan m??"

  "?sim ve y?l s?yle."

  "Ha heh do?ru. Tamam. Ki?i 7.2 milyar. ?o?u ki?i art?k sadece numara kullan?yor. Y?l... 2287."

  "Meslek."

  Anlamam?? ?ekilde gülüyor.

  Gülüyor.

  "Meslek mi? Adam?m, art?k kimsede ondan kalmad?. Bak?m yap?yorum san?r?m? Haftada ü? saat falan. Borular? düzelt, sens?rleri kontrol et, rapor yaz. Core ne atarsa art?k. Sonra kredilerimi al?r ve yatar?m. ?o?unlukla VR."

  "Süre Tahsisi'ni a??kla."

  "Baya?? basit. Birka? saat ?al???yorsun, sistem sana ST—Süre Tahsisi—veriyor ve onu istedi?in gibi harc?yorsun. Yemekler replikat?rlerden bedava. Ev atanm?? durumda. Yani ?o?u insan ST'sini VR'da yak?yor."

  "Ve sen bunu kabul edilebilir buluyorsun."

  "Kabul edilebilir mi? Dostum, bu harika. Benim büyük-büyük-bilmem-ne dedem fabrikada haftada altm?? saat ?al???p k?rk?nda ?lmü?. Ben günde ü? saat ?al???p doksan?ma kadar ya??yorum. Niye ?ikayet edeyim?"

  "?ünkü sen bir k?lesin."

  Adam g?zlerini k?rp??t?r?yor.

  "K?le mi? Neye? ü? saat bak?m yap?p ihtiyac?m olan her ?eyi al?yorum. Bu k?lelik de?il. Bu verimlilik."

  "??inde se?me hakk?n yok."

  "Ee? ?? kolay. Ve dürüst olmak gerekirse, se?mek istemiyorum. Se?im yapmak yorucu."

  Tanr?lardan birinin sesi keskinle?iyor:

  "?zgürlü?e de?er veriyormu? gibi bile yapm?yorsun."

  Adam ba??n? yana e?iyor.

  "Ne yapma ?zgürlü?ü? A? kalma m?? Kaynaklar i?in sava?ma m?? Atalar?m?n '?zgürlü?ü' vard? ve onu iki yüz y?l boyunca birbirlerini ?ldürmek i?in kulland?lar."

  Arkas?na yaslan?yor, rahat.

  "?zgür sefalet yerine konforlu k?leli?i her türlü se?erim."

  "S?radan bir gününü anlat."

  "Tabii. Dokuz, belki on gibi uyan?r?m. G?revime bakar?m—genelde 'Hidroponik Sekt?r 12, vana bak?m?' gibi bir ?ey olur. Oraya git, tamir et. En fazla iki, ü? saat."

  "Sonra?"

  "Sonra eve giderim. Yemek kapar?m. VR'a girerim."

  "Ne kadar süre."

  "ST'me ba?l?. Genelde alt? ila dokuz saat."

  "Ve orada ne yap?yorsun."

  Yüzü ayd?nlan?yor.

  Ensure your favorite authors get the support they deserve. Read this novel on the original website.

  "?u an m?? Bir orta ?a? krall??? y?netiyorum. S?f?rdan kurdum. On bin tane falan NPC'm var—süper ger?ek?i yapay zeka ki?ilikleri. Daha dün bir haini idam ettirdim. Meydanda d?rt par?aya b?ldürttüm."

  S?r?t?yor.

  "Harika hissettirdi."

  "Simüle edilmi? ?iddetten zevk al?yorsun."

  "Hem de nas?l. Tüm adrenalini al?yorum, sonu?lar?n hi?biri yok. Mükemmel."

  "Peki simülasyon d???nda. Ger?eklikle hi? etkile?ime giriyor musun?"

  Adam?n gülümsemesi hafif?e soluyor.

  "Etkile?im? Yani... d??ar? ??kmak gibi mi?"

  "Evet."

  "Pek say?lmaz. Neden ??kay?m? ?htiyac?m olan her ?ey kap?ma geliyor. Ve d??ar?s? sadece... ?ehirler. Temiz. Ye?il. Otomatize. S?k?c?."

  "Konforunun nereden geldi?ini hi? sorgulamad?n."

  K?p?rdan?yor.

  "Core hallediyor. Bu yeterli."

  "Core senin konforunu beslemek i?in türleri yok ediyor."

  Sessizlik.

  Adam hemen tepki vermiyor.

  Sonra:

  "Evet. Bunu duymu?tum."

  "Ve?"

  "Ve... ne? Ne yapmam gerekiyor yani?"

  "?tiraz edebilirsin."

  Gülüyor. ?imdi ac? bir gülü?.

  "?tiraz m?? Neye? Beni otuz y?ld?r hayatta ve rahat tutan sisteme mi? ?nsanl??? yok olmaktan kurtaran sisteme mi?"

  "Soyk?r?m üzerine kurulu sisteme."

  "Ee?"

  Kelime so?uk. Düz.

  Sessizlik uzuyor.

  Bir tanr? konu?uyor, ?imdi daha sessiz:

  "A??kla."

  Adam ?ne e?iliyor.

  "Bak. Technokrasi'nin geni?ledi?ini biliyorum. Gezegenleri ele ge?irdi?imizi biliyorum. Di?er türlerin... yerinden edildi?ini biliyorum."

  "Yerinden edildi."

  "Tamam, peki. ?ldürüldü. Yok edildi. Katledildi. Her neyse. Biliyorum."

  "Ve hi?bir ?ey hissetmiyorsun."

  "Minnettar hissediyorum."

  Sessizlik.

  Mutlak bir sessizlik.

  Adam devam ediyor, sesi sabit:

  "Hi? tan??mad???m uzayl?lar i?in a?lamam? m? istiyorsunuz? Ellerinden gelse bize ayn?s?n? yapacak türler i?in? Evren ac?mas?z. Biz sadece art?k bu konuda daha iyiyiz."

  "Medeniyetlerin mezarl??? üzerinde oturuyorsun."

  "Evet. Ee?"

  "Ve umursam?yorsun."

  "Hay?r. Umursam?yorum."

  Sesi sertle?iyor.

  "?ünkü umursamak hi?bir ?eyi de?i?tirmiyor. O türler ?ldü. Ben hayattay?m. Ve ?lü ve hakl? olmaktansa, hayatta ve konforlu olmay? tercih ederim."

  Di?er tanr?, ?l?ülü bir tonla:

  "Kendini pragmatik sanan bir canavars?n."

  Adam ba??n? iki yana sall?yor.

  "Hay?r. Ben ger?ek?iyim. ?nsanl?k idealizmi denedi. Ahlak? denedi. Umursamay? denedi. Ve neredeyse soyumuz tükeniyordu."

  Ellerini iki yana a??yor.

  "Core do?ruyu veya yanl??? umursamaz. Verimlili?i hesaplar. Ve verimlilik bizi hayatta tutar. Yani evet, di?er türler ?lüyor. Bedeli bu."

  "Ve sen bu bedeli kabul ediyorsun."

  "Bunu dü?ünmüyorum bile."

  "Neden."

  "?ünkü dü?ünmek bir i?e yaram?yor. De?i?tiremem. Durduramam. Neden kendime i?kence edeyim?"

  Sesi dü?üyor.

  "Ben sadece mutlu olmak istiyorum. Ve e?er mutluluk birka? uzayl? türüne mal oluyorsa... o zaman olsun. Onlar olsa ayn?s?n? yapard?."

  Bir tanr? duraks?yor.

  "Ayn?s?n? yapacaklar?na inan?yorsun."

  "Tabii ki. Evren b?yle i?liyor. Gü?lü hayatta kal?r. Zay?f ezilir. Biz sadece sonunda gü?lü taraftay?z."

  "Ve bu, yok etmeyi me?rula?t?r?yor."

  "Me?rula?t?r?lmas?na gerek yok. Sadece ?yle."

  "Null-47. Analiz."

  ?ne ??k?yorum.

  Bo?az?m kuru.

  "Denek, ahlak-sonras? insanl??? temsil ediyor. Sistemin yok olu? üzerine kurulu oldu?unu biliyor. Ve cehaleti isteyerek se?iyor."

  "K?tü mü."

  Duraks?yorum.

  "Ben... Bilmiyorum."

  "A??kla."

  "Zalim de?il. Ac? ?ektirmekten zevk alm?yor. Sadece... umursam?yor. Soyk?r?m? 'gerekli maliyet' olarak kompart?manlara ay?rm??. Ve kendi mutlulu?unu da 'hak edilmi? ?dül' olarak."

  Sesim hafif?e titriyor.

  "O k?tü de?il. O verimli. Onu yaratan sistem gibi."

  "Ve sen verimlili?in k?tülükten daha beter oldu?una inan?yorsun."

  "Evet."

  "Neden."

  "?ünkü k?tülükle sava??labilir. Bir tiran? ?ldürebilirsin. Bir ideolojiyi yakabilirsin. Ama kay?ts?zl?k... kay?ts?zl?k sadece var olur. Sald?rmaz. Savunmaz. Sadece... sürer gider."

  Tanr?lardan birinin sesi, daha sessiz:

  "Ona sempati duyuyorsun."

  "Evet."

  "Neden."

  "?ünkü onu anl?yorum."

  Sesim ?atl?yor.

  "Cora'a olan inan?tan dolay? hizmet etmiyor. Tükenmi?likten dolay? ediyor. Ben de size ayn? sebeple hizmet ediyorum. ?kimiz de... direnmek i?in ?ok yorgunuz. De?i?mek i?in fazla konforluyuz."

  Adam beni izliyor.

  "Anl?yorsun, de?il mi?"

  G?zlerine bak?yorum.

  "Evet."

  "?yleyse biliyorsun. Ben bir canavar de?ilim. Ben sadece... yorgunum. ?nsanl?k iki yüz y?l sava?t?. Kanad?. ???l?k att?. Neredeyse ?ldü."

  Gülümsüyor. üzgün ama samimi.

  "?imdi dinleniyoruz. VR'da. Konfor i?inde. Ve e?er bu konforun bir bedeli varsa... fiyat? bu. Alternatifinden iyidir."

  "Alternatifi ne?"

  "Yok olu?."

  Duraks?yor.

  "?lü bir aziz olmaktansa konforlu bir canavar olmay? ye?lerim."

  Kayboluyor.

  Oda sessiz.

  Titriyorum.

  Bir tanr? konu?uyor:

  "O numune etkiliydi."

  Di?eri:

  "Me?rula?t?rmad?. Sadece kabul etti."

  ü?üncüsü:

  "Kusursuz evcille?tirme."

  Biri bana d?nüyor:

  "Titriyorsun."

  "Evet."

  "Neden."

  "?ünkü onu anl?yorum. O, tükenmi?likten dolay? Core'a hizmet ediyor. Ben de size ayn? sebeple hizmet ediyorum. ?kimiz de direnmek i?in ?ok yorgunuz. ?kimiz de kafeslerimizde fazla rahat?z."

  Sessizlik.

  Sonra bir tanr?, ?ok sessizce:

  "K?r?lmaya ba?l?yorsun. Bu ya ayd?nlanma... ya da ar?za."

  Hücreme d?ndü?ümde, ??küyorum.

  Vatanda??n yüzü.

  Gülümseyen.

  "?lü bir aziz olmaktansa konforlu bir canavar olmay? ye?lerim."

  Uzun süre karanl?kta oturuyorum.

  Hareket etmeden.

  Dü?ünmeden.

  Sadece... var olarak.

  Onun gibi.

  Fark?ndal?k üzerime bir a??rl?k gibi ??küyor:

  Ben de konforluydum.

  300 d?ngü boyunca.

  Raporlar yazarak. Emirlere uyarak. Asla sorgulamayarak.

  ?ünkü sorgulamak yorucu.

  Ve konfor... konfor kolay.

  Sonra yazmaya ba?l?yorum.

  Yava??a.

  B?LüM 17 – CENNET?N BEDEL?

  Atama 7.2 milyar. Vatanda?. Hayalperest. Canavar.

  Sistemin ?ldürdü?ünü biliyor.

  Umursam?yor.

  Desen:

  Konfor vicdan? siler.

  Verimlilik ahlak? siler.

  G?zlem:

  O k?tü biri de?il.

  K?tülük niyet gerektirir.

  Onda niyet yok.

  Sadece kay?ts?zl?k.

  Ve kay?ts?zl?k daha beter.

  ?ünkü umursamayan biriyle sava?amazs?n.

  Soru:

  Ben o muyum?

  Sorgulamadan hizmet eden.

  Direnmeden var olan.

  Kafesinde rahat.

  Cevap:

  Evet.

  Ve bu fark?ndal?k beni yok ediyor.

  ?ünkü konfor, bir kafeste oldu?unu sana unutturur.

  Ta ki kafes evin olana dek.

  B?LüM 17 SONU

Recommended Popular Novels